MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Şikayet Hakkının Düşürülmesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Sanıklar hakkında İİK'nın 337/a maddesinden kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Borçlu şirketin vergi mükellefiyeti kaydının resen terkin edildiği ve suç tarihi olarak kabulü gereken 31/07/2013 tarihinden 06/02/2014 tarihli şikâyete kadar 2004 sayılı İİK'nın 347. madde de geçen 1 yıllık süre henüz dolmamış olup, resen terk tarihine göre 3 aylık süre içinde de fiilin öğrenildiğinin ispat edilemediği, şikâyetin 2004 sayılı İİK'nın 347. maddesinde düzenlenen 3 aylık ve 1 yıllık süreler içerisinde olduğu anlaşılmakla, yargılamaya devamla hukuki durumun tespiti gerektiği halde hatalı gerekçe ile yazılı şekilde şikâyet hakkının düşürülmesine kararı verilmesi,
Şikayet dilekçesi içeriğine göre,
II- Sanık ... hakkında İİK’nın 331/1. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi tarafça, sanığın alacaklısını zarara uğratmak amacıyla tüm mal varlığını oğlunun ortağı olduğu şirkete devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, bu hususlar araştırılıp sonucuna göre hukuki durumun takdiri ve diğer sanıklar yönünden de sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi ve hüküm kurulması yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
III- Sanıklar hakkında İİK’nun 345/a maddesine yönelik şikayete ilişkin olarak ise,
Şikâyetçi vekilinin, şikayet dilekçesinde sanıkların İİK’nun 345/a maddesi uyarınca da cezalandırılmasını talep etmiş olması karşısında bu talep yönünden bir hüküm kurulmaması,
IV- İncelemeye konu her üç suç bakımından ise;
Sanıkları, şikayetçisi ve dava konusu aynı olan birden fazla şikâyet sebebiyle ayrı ayrı yargılaması yapılan dosyaların birleştirilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, Bursa 4. İcra Ceza Mahkemesi'nin 19/12/2015 tarih, 2014/174 esas, 2015/146 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 2016/7479 esası ile aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen dava dosyası ile temyiz incelemesine konu dosyanın birleştirilerek, delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve şikâyetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy