MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1447 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- Sanıklara isnat edilen suçun 1447 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, ... İcra Müdürlüğü'nün 2005/189 talimat sayılı dosyası incelendiğinde; 09.05.2006 tarihinde düzenlenen haciz tutanağı ile olaydan ve sanıkların eylemlerinden bilgisi olan katılan vekilinin 27.11.2006 tarihinde 6 aylık yasal şikayet süresi geçtikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe ile şikayetçi olduğu anlaşılan; 5237 sayılı TCK'nın 73. maddesinde belirtilen şikayet süresi geçmiş olup açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 73/4, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy