MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Şikayet Hakkının Düşürülmesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Şikayete dilekçesinde somutlaştırılan fiil bakımından, İİK’nın 347. maddesinde düzenlenen bir yıllık şikayet süresi öncelikli olarak dikkate alınacağından suç tarihinin tespiti ile bu tarih itibariyle sanıkların yetkili olup olmadıklarının tespiti gerekmekle tebliğnamedeki bir numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. (6762 sayılı TTK’nın 324.) maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek, sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları bulunduğu yerden temin edilerek, kesinleşmiş icra takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, şikayetin süresinde olup olmadığının tespiti bakımından ilk kez hangi tarihte iflas koşullarının oluştuğu da tespit edilip tespit edilecek suç tarihi itibariyle borçlu şirketin yetkili temsilcisi de tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, suç tipine uymayacak şekilde takibin kesinleştiği tarihin suç tarihi kabul edilmesi suretiyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi,
2- Dairemizin 2016/7550 Esasında kayıtlı olup aynı gün incelenerek hükmü bozulmasına karar verilen, Mahkemenin 2014/469 Esasında kayıtlı olup İİK’nın 337/a maddesinden yargılama yapılan davanın tarafları ile şikayete esas icra takip dosyalarının aynı olması karşısında bağlantı ve usul ekonomisi nedeniyle davaların birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy