MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2813 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümden önce 10.11.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Kanun'un 66. maddesiyle 2813 sayılı Kanun'un 32. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı cihetle, suç tarihinde yürürlükte olan 2813 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile anılan Kanunu yürürlükten kaldıran 5809 sayılı Kanun hükümleri karşılaştırılıp, TCK'nın 7. maddesi uyarınca lehe olan Kanun belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin tutanak tarihi olan 03.05.2006 yerine 2006 olarak yazılması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.