MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, kararın 11.11.2014 tarihli son duruşmada sanığın yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın sanık müdafinin yokluğunda verildiğinin ve sanık müdafinin temyiz süresinin kendisine yapılacak tebliğden itibaren başlayacağının bildirilmiş olması karşısında, sanığın temyiz süresinin başlangıç tarihi olarak açıkça yanıltıldığı ve bu nedenle sanık müdafiine 28.11.2014 tarihinde yapılan tebligata göre sanık müdafinin 01.12.2014 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine CMK'nın 324/1 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. madde ve fıkraları uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Beraat eden sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 2.200 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.