MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı “Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etme” suçunun takibi şikayete bağlı olup, borçlu şirketin bağlı olduğu Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğünün 08.02.2013 tarihli yazısına göre borçlu şirketin kaydına rastlanmadığı, şirket kaydının Göztepe Vergi Dairesine nakil edildiğinin belirtilmesi üzerine Göztepe Vergi Dairesinin 07.02.2014 tarihli yazısına göre borçlu şirket hakkında 30.06.2010 tarihinde resen terk işleminin yapıldığının bildirilmesi karşısında, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesinde düzenlenen” şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer” hükmü karşısında şikayetçi vekilinin suça konu olayda bir yıllık süre geçtikten sonra 16.02.2012 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞMESİNE, 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy