MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İcra emrinin 26/12/2013 tarihinde borçlu şirketin vekiline tebliğ edildiği anlaşılmakla, ilamlı icra takibinde hukuki sonuç doğurması bakımından ilamda yazan borçlu vekiline tebligat yapılması yasal ise de ceza hukuku bakımından cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak, şikayet olunan asıl borçluya değil de borçlu vekiline icra emri tebligatının, cezai sorumluluk bakımından hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla,
Beraat eden ve kendini vekille temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretinin sanık vekiline verilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olmakla, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün 4. fıkrasından “sanık vekiline ödenmesine” bölümü çıkartılarak yerine “sanığa ödenmesine” ibaresinin ilave edilmesi suretiyle başkaca yönleri sonucu itibariyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy