4982 sayılı Bilgi Edinme Kanuna muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/01/2016 tarihli ve 2015/2122 soruşturma, 2016/192 esas, 2016/183 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesine aykırı düzenlendiğinden bahisle iadesine dair Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2016 tarihli ve 2016/61 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile iade kararının kaldırılmasına ilişkin mercii Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2016 tarihli ve 2016/62 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/05/2016 gün ve 2215 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2016 gün ve KYB-2016-196995 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesince ilçe belediye başkanı olan şüpheliye isnat edilen 4982 sayılı Kanun uyarınca istenilen bilgilerin 15 gün içerisinde verilmemesi eyleminin 4483 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve soruşturma izni alınmaksızın kamu davası açıldığından bahisle iadesi üzerine, 4982 sayılı Kanun’un 29.madde uyarınca dava konusu eylemin genel hükümlere göre soruşturulması gerektiği ve soruşturma izni alınmamasının iddianamenin iadesi sebebi olmayacağı cihetle merciince iade kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2012/5915 esas, 2012/10384 sayılı kararında da belirtildiği üzere 4982 sayılı Kanun’un özel bir yöntem öngörmeyen 29/1. maddesindeki “Bu Kanunun uygulanmasında ihmali, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tabi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır.”şeklindeki düzenlemeyle, kamu görevlisinin soruşturma usulü bakımından tabi olduğu 4483 sayılı Kanun’da yer verilen hükümlerin kastedildiği, 4483 sayılı Kanun uyarınca ilgili idari mercii tarafından soruşturma ve/veya kovuşturma izni verilmeksizin ceza soruşturması yürütülemeyeceğinden soruşturma ve kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği hallerini de içerecek şekilde 5271 sayılı Kanun’un 172/1. maddesi hükmü de dikkate alınıp 174. maddede açıkça belirtilmemekle birlikte, iddianamenin iadesi kurumuna ilişkin yasal düzenlemenin amacı gözetildiğinde soruşturma ve kovuşturma şartı niteliğinde bulunması nedeniyle 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izninin alınmamasının da iddianamenin iadesi nedeni olarak kabul edilmesinde zorunluluk olduğu gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2016 tarihli ve 2016/62 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy