MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yerel mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 19.04.2016 tarih ve 2016/15840 sayılı kararı ile verilen bozma ilamı doğrultusunda TCK'nın 43. maddesi kapsamında değerlendirilen İstanbul Anadolu Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 17/05/2012 tarih ve 2010/744 Esas, 2012/319 sayılı ilamı ile verilip kesinleşen önceki cezanın 8.100 TL adli para cezası olduğu, bozmadan sonra, kesinleşmiş davadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip bu ceza üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle belirlenen cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken, “sanık hakkında verilen bu cezadan infazı gerektiğinde, mahkememizin 2010/744 esas 2012/319 karar sayılı ilamı ile verilen cezanın mahsubuna” şeklinde hüküm kurulması
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy