4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'ın, aynı Kanun'un 2/4 ve 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Kayseri (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20/10/2011 tarihli ve 2011/81 Esas, 2011/876 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanarak sanığın 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/02/2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/96 sayılı kararının kesinleşmesi sonrasında, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Dair Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girdiğinden bahisle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca uyarlama talebinde bulunulması üzerine, yapılan değerlendirme sonucunda 6284 sayılı Kanun'un 13/1. ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddeleri gereğince sanığın 2 gün süreyle zorlama hapsiyle cezalandırılmasına dair Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/03/2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/96 sayılı ek kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 20/12/2016 gün ve 94660652-105-38-12445-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/01/2017 gün ve KYB.2016-402020 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1- Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/96 sayılı kararı bakımından yapılan değerlendirmede;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1 ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulmasında,
2- Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/96 sayılı ek kararı bakımından yapılan değerlendirmede;
4320 sayılı Kanun’un 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/03/2012 tarih ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 23. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, 4320 sayılı Kanun ile koruma kararına aykırı davrananlar için üç aydan altı aya kadar hapis cezası öngörülmüş iken, 6284 sayılı Kanun’un 13/1. maddesinde üç günden on güne kadar zorlama hapsinin öngörülmüş olduğu, bu haliyle işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimsenin cezalandırılamayacağına ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamayacağına ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesine aykırı olacak şekilde, sanık hakkında zorlama hapsine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/03/2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/96 sayılı ek kararının CMK'nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 07/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.