MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında TCK’nın 157/1. maddesi gereği “dolandırıcılık” suçundan cezalandırılmaları için talepte bulunulmuş ve mahkemece bu doğrultuda karar verilmiş olsa da, iddianamedeki anlatımla sevk maddesinin uyumsuz olması durumunda anlatıma itibar edilmesi gerektiği, iddianamedeki anlatıma göre İİK’nın 331. maddesinde yer alan “alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek” suçunun unsurlarını oluşturduğu anlaşılmakla; bu suç 2004 sayılı İİK'nın 331. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6. fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.” hükmünün yer aldığı, yine İİK'nın 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İİK'nın 346. maddesinin son fıkrasındaki “Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesince bakılır.” hükmü karşısında, mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın icra mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy