MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında kooperatifin yönetim kurulu dışında başka üyesinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında; suç tarihinde kooperatif ortak sayısının, yasal sınır olan 7' nin altında olup olmadığının ve 1163 sayılı Kanun'un 2 ve 81. maddesi ve ilgili kooperatifin anasözleşmesi hükümlerine göre kendiliğinden dağılmış sayılmış sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi ve bu amaçla da kooperatif ana sözleşmesi ve karar defterlerinin getirilip incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik kovuşturma ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile TCK'nın 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 Sayılı Kanun'un Ek 2/2. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.