MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmakla, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yerel mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 23.06.2016 tarih ve 2016/20167 sayılı kararı ile verilen bozma ilamı doğrultusunda TCK'nın 43. maddesi kapsamında değerlendirilen Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2011 tarih ve 2010/522 Esas, 2011/378 sayılı ilamı ile verilip kesinleşen önceki cezanın 10 ay hapis ve 100 TL adli para cezası olduğu, bozmadan sonra, kesinleşmiş davadan bağımsız olarak 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13 maddeleri uyarınca (5846 sayılı Kanun’un 81/13. maddesinde öngörülen artırım oranının 1/3 olduğu gözetilerek) temel ceza belirlenip bu ceza üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle belirlenen cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken, Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2011 tarih ve 2010/522 Esas, 2011/378 sayılı ilamı ile verilip kesinleşen cezanın mahkemece sehven 1 yıl kabul edilerek, bu ceza miktarının TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması sonucu bulunan miktar üzerinden artırım ve indirimlerin yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yasal süresi içerisinde hak sahipliği belgelerini ibraz eden ve usule uygun olarak katılma kararı verilen Yayıncılar Meslek Birliği lehine, CMK’nın 325/1 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy