MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında 2000 ve 2002 suç tarihli eylemleriyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 16/10/2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 20/06/2010 tarihinde işlediği basit dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbar üzerine, hükmün açıklandığı, CMK'nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16/10/2008 tarihi ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği 20/06/2010 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi ile karar tarihi arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2-3 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldügünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının anılan Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetki ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 15/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy