Marka hakkına tecavüz suçundan şüpheliler ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ve diğerleri hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/05/2016 tarihli ve 2015/34044 soruşturma, 2016/8757 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/07/2016 tarihli ve 2016/2866 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 26/01/2017 gün ve 14758 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2017 gün ve KYB. 2017- 7051 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede,
Dosya kapsamına göre, şüphelilerin görsel kullanımlarının markasal olmadığı, bu ürünlerin görsellerinin hemen yanında şüphelilere ait ...ve ... gibi kendi markalarını kullandıkları ve müştekiye ait çift geyik karaca ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin şüpheliler tarafından marka olarak kullanımının tespit edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müşteki şirket adına tescil edilmiş olan markaların şüpheli ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından muhtelif ürünlerde kullanıldığından bahisle yürütülen soruşturma sırasında düzenlenen 20/05/2016 tarihli bilirkişi raporu ile marka hakkına tecavüz edilmediği belirtilmiş ise de, bahse konu raporda incelenmesi talep edilen ürünlerin bir kısmına ilişkin olarak değerlendirme yapılmadığı, yine soruşturma konusu ile ilgili tespiti içeren İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/55 değişik iş sayılı dosyasının celp edilerek incelenmediği, anılan dosyaya ibraz edilen 19/06/2015 tarihli raporun onaylı suretinin incelenmesinde, uyuşmazlık konusu çift geyik kullanımı olan ürünlerin tespitinin yapıldığı ancak ilgili değerlendirmenin uzman ve hukukçu bilirkişiler tarafından yapılması gerekliliğinin bildirildiği anlaşılmakla, anılan dosya temin edilerek, dosyada yer alan bilirkişi raporunun incelenmesi ve 20/05/2016 tarihli bilirkişi raporu ile çelişki bulunduğunun anlaşılması halinde, şikayet konusunun tamamını içeren ve konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmiş kapsamlı bir raporun temin edilmesi için soruşturmanın genişletilmesine karar verilerek, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Soruşturma dosyasında, suçun işlendiğini ortaya koymaya yeterli delilin dosyada mevcut olduğu, suça konu marka hakkına tecavüz fiilinin oluşup oluşmadığına dair delilleri takdir ve yargılama yapma yetkisinin bu hususta görevli ve yetkili mahkemeye ait olduğu anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/07/2016 tarihli ve 2016/2866 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 25/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.