MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 298 Sayılı Kanuna Aykırılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısının 19.07.2016 tarihinde sanıklar ..., ..., ... ve ... lehine temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne hasren dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun'un 164/1. maddesinde; sandık başında seçmenlerin imzalarını koydukları sandık seçmen listesine gelmeyenler adına sahte imza atmak, mühür koymak veya parmak basmak gibi hileli bir hareket ile sandığa oy atan veya attıranların üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılacağının ve aynı maddenin 2. fıkrasında da, bu fiilin sandık başkan ve üyeleri ile resmi memurlar tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada yazılı cezaya yarısı eklenerek hükmolunacağının belirtilmiş olması, 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesinde ise; sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hemde ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunacağı öngörülmüş ise de, TCK'nın 212. maddesinin yalnızca Türk Ceza Kanunu içinde düzenlenen sahtecilik suçlarına ilişkin olarak uygulanabilecek bir kural olması, TCK’nın genel hükümler bölümünde yer almaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır” hükmünün burada uygulama olanağının bulunmaması ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun’un 164/1-2. maddesinde ayrıca sahtecilik suçundan da ceza verileceğine dair özel bir düzenleme yapılmamış olması karşısında, 07.06.2015 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimlerinde, Beğendi mahallesinde bulunan 1018 nolu sandıkta üye olarak görev yapan sanığın, sandık başında seçmenlerin imzalarını koydukları sandık seçmen listesine gelmeyen tanıklar ... ile ... adına sahte imza atarak, onların yerine oy kullanması biçimindeki eyleminin kül halinde 298 sayılı Kanun'un 164/1-2 maddelerinde yazılı bulunan suçu oluşturmasına karşın, 298 sayılı Kanun’un 164/1-2. maddelerinin yanında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesiyle de mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve kamu davasına katılma hakkı olmayan ... Genel Başkanlığı’nın katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücreti tayin edilmesi,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy