MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 298 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
30.03.2014 Mahalli İdareler Genel Seçiminde 1246 nolu sandıkta kurul başkanı olarak görevlendirilen sanığın, kendisine tutanakla teslim edilen evet ibareli mühürlerden bir tanesini teslim etmediği iddiasıyla açılan davada; sanığın, oy verme işleminin bitimine müteakip, sandık başında kalabalık ve kargaşa oluştuğuna ve seçim evrakları ile eşyalarını topladıkları esnada evet kaşesinin eksik olduğunu farkettiklerine ilişkin savunması karşısında, olay günü 1246 nolu sandıkta görevli sandık kurulu üyeleri tanık olarak dinlenip, savunmanın doğruluğu araştırılarak, sanığın suç kastının bulunup bulunmadığı hususu tartışılmadan, eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy