MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5490 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Davaya konu suç tarihinin 25.09.2006 olmasına, Dairemizin 24.03.2016 tarihli bozma ilamında bu hususun açıkça yazılı olmasına rağmen, gerekçeli kararda suç tarihinin aynı şekilde sadece "2006" olarak yazılması,
2- Sanığın temyizi üzerine alınan 24.03.2016 tarihli Yargıtay bozma ilamında, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak bozulmasına karar verilen evvelki mahkumiyet hükmünde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olmasına karşılık, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda sanık hakkında neticeten 5 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verilerek kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,
3- Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezası verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanacak 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy