MAHKEMESİ : Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6762 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi' nin 16.09.2014 tarih, 2009/ 284 Esas, 2014/ 535 Karar sayılı dosyası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin itirazı üzerine dosyanın itirazı incelemekle görevli İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin de 26.12.2014 tarih, 2014/ 783 D.İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve kamu davasının düşürülmesine karar verdiği anlaşılmış olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarih, 2012/10-534, 2013/15 Karar sayılı ilamında ''...Kanun'un 271/2. maddesindeki düzenlemeye göre, merci, itirazı yerinde görürse itirazın kabulüyle birlikte "itiraz konusu" hakkında da karar verecektir. Başka bir anlatımla merci, itirazı kabul ettiğinde, verilmesi ya da kaldırılması gereken bir karar varsa bunu kararı veren mahkemeye bırakmadan kendisi vermeli ya da kaldırmalıdır, örneğin görevsizlik kararına yönelik bir itirazı inceleyen merci, itirazı yerinde görürse aynı zamanda görevsizlik kararını da kendisi kaldırmalıdır. Dolayısıyla, kanunda yer alan "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir" hükmü, itirazı kabul eden merciin sadece "itiraz konusu" hakkında karar vermesi şeklinde anlaşılmalıdır. Buna karşın bu hüküm itiraz konusu dışında dosyanın esası hakkında da yargılamayı sonuçlandıracak (örneğin görevsizlik kararını kaldıran merciin dosyanın esası hakkında karar vermesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı kaldıran merciin hükmü açıklaması gibi) bir karar vermesi gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 26.10.2010 gün ve 182-209 sayılı kararında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazı inceleyen merciin, itirazı yerinde görmesi halinde dosyayı hükmün açıklanması için yargılamayı yapan asıl mahkemesine göndermesi gerektiği kabul edilmiştir...'' yönünde temel ilkelerinin ortaya konulduğu, bu hali ile itirazın kabulünden sonra mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy