Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca 3 ayı geçmemek üzere tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Sivas İcra Ceza Mahkemesinin 13/07/2015 tarihli ve 2015/495 esas, 2015/571 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2015 tarihli ve 2015/170 değişik iş sayılı kararları aleyhine Adalet Bakanlığının 14/02/2017 gün ve 94660652-105-58-874-2016 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2017 gün ve KYB.2017-12028 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Aynı sanık hakkında aynı icra takip dosyasına istinaden Sivas İcra Ceza Mahkemesinin 19/01/2016 tarihli ve 2015/1275 esas, 2016/34 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2016 tarihli ve 2016/12 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurularak dosya aslının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi sebebiyle takip dosyasının onaylı sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/730 esas, 2014/92 sayılı kararı ile sanık aleyhine tarafların müşterek çocuğu için karar kesinleşinceye kadar aylık 150,00 Türk Lirası tedbir nafakasına hükmedildiği, bu ilama istinaden 450,00 Türk Lirası birikmiş nafaka alacağı ve takip eden her ay için 150,00 Türk Lirası tedbir nafakasının tahsili için sanık aleyhine Sivas 2. İcra Dairesinin 2014/4329 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, borçlunun nafaka yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle alacaklı vekili tarafından Sivas İcra Ceza Mahkemesine şikayette bulunulduğu, yapılan yargılama sonunda borçlu sanığın 2015 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait nafaka borcunu ödemediği gerekçesiyle 2004 sayılı Kanun'un 344/1. maddesi uyarınca 3 ayı geçmemek üzere tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
Sanığın 12/01/2015 tarihinde Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2015 tarihli ve 2014/102 Esas 2014/314 sayılı kararıyla kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklanarak toplam 15 yıl 10 ay hapis cezasına mahkum edildiği, cezaevinde bulunduğu sırada sırasıyla, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/45 TH sayılı ilamını 21/01/2015-21/04/2015 tarihleri, 2015/749 TH sayılı ilamını 08/05/2015-06/08/2015 tarihleri, 2015/247 TH sayılı ilamını 06/08/2015-04/11/2015 tarihleri, 2015/167 TH sayılı ilamını ise 04/11/2015- 02/02/2016 tarihleri arasında infaz ettiği ve halen hükümözlü olarak ceza infaz kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihinde cezavinde bulunduğu anlaşılan nafaka yükümlüsü sanığın nafaka borcunu ödeme gücüne sahip olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 04/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy