5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/06/2016 tarihli ve 2015/31283 soruşturma, 2016/21876 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ...1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/09/2016 tarihli ve 2016/2150 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı’nın 14/02/2017 gün ve 94660652-105-07-556-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24/02/2017 gün ve KYB.2017-11004 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müştekinin şüphelinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet ve resmi belgede sahtecilik yaptığı iddiası üzerine ...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şüpheli ... nin 06/08/2015 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde, müştekiye ait imzayı kendisinin attığına dair suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, bu haliyle sahte olduğu iddia olunan havale talimatının getirtilerek şüpheliden imza ve yazı örnekleri alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması, şikayet dilekçesinde şüpheli tarafından aynı yöntemle dolandırılan başka şahıslarında olduğunun belirtilmesi karşısında diğer olayların tespiti amacıyla herhangi bir araştırma yapılmadığı, şüpheli hakkındaki diğer dosyalarında getirtilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün konusuna, ihbarname içeriğine, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09/02/2018 gün ve 2018/1 sayılı kararına göre, kanun yararına bozma istemine konu kararın; "5411 sayılı Bankacılık Kanunundan kaynaklanan banka zimmeti" suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin olup inceleme görevi Yargıtay Yüksek (7). Ceza Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE dosyanın anılan daireye GÖNDERİLMESİNE, 07/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.