Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ...'un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İstanbul 2. İcra Ceza Mahkemesinin 24/04/2012 tarihli ve 2010/407 Esas, 2012/169 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 19/12/2016 gün ve 12909 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2016 gün ve KYB.2017-400598 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkındaki İstanbul 12. İcra Dairesinin 2010/3851 esas sayılı takip dosyasında, sanığın ödeme taahhüdünü içeren 16/06/2010 tarihli taahhüt tutanağında; taahhüt tarihi ve taksit tarihleri arasında işleyecek faiz alacağının taahhütte açıkça yer almadığı gibi bunlardan feragat edildiğine dair alacaklı vekilinin beyanının da olmadığı, dolayısıyla söz konusu taahhüdün hukuken geçersiz olduğu ve sanığa isnat edilen suçun oluşmadığı nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya kapsamında yapılan incelemede, sanığın 2004 sayılı Kanun'un 339. maddesinde düzenlenen eyleminin şikayete bağlı olduğu, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 347. maddesinde yer alan “ Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer ” hükmü uyarınca fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde şikayetçi olunmasının gerektiği, icra takip dosyasından taahhüt edilen ödeme tarihinin 27/08/2010 olduğu, şikayetçi vekili tarafından icra takip dosyasında 08/09/2010 ve 14/09/2010 tarihinde işlem yapıldığı şikayetçi vekilini kabahatlinin eylemini bu tarihlerde tarihinde öğrenmesine karşın 29/12/2010 tarihli şikayet dilekçesinin verildiği cihetle, şikayetçi vekilinin fiili öğrendiği tarih ile şikayet tarihi arasında üç aylık sürenin geçmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu hususun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy