Ödeme şartını ihlal suçundan sanık ...’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 7. İcra Ceza Mahkemesinin 16/06/2016 tarihli ve 2016/149 esas, 2016/258 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/02/2017 gün ve 14827 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2017 gün ve KYB.2017-12460 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
İstanbul 7. İcra Ceza Mahkemesinin 16/06/2016 tarihli kararını müteakip, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 11/07/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararının hukuken geçeriz olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın 03/03/2016 tarihinde borcunu ödeyeceğine dair taahhütte bulunmasına rağmen, taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle müşteki vekilince şikayette bulunulduğu ve mahkemenin gerekçesinde de sanığın ödeme şartını ihlal ettiği belirtildiği hâlde, olaya uygun düşmeyecek şekilde 2004 sayılı Kanun’un 337/a maddesinde yer alan mal beyanında bulunmamak suçundan dolayı 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
2004 Sayılı Kanun'un 337/a maddesinde belirtilen suçun ticareti terk olmasına rağmen ihbarnamede mal beyanında bulunmama suçu olarak belirtildiği anlaşıldığından, suç isminin düzeltilmesi hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy