MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinde, devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alâkalı olarak yapılacak her nev'i bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma plânı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesinin yasaklanmasına karşın, orman içerisinden su geçirilmesinden bahsedilmemiş olması, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; yargılamaya konu edilen eylemde; hiç bir orman ağaç ve ağaççığına zarar verilmediğinin belirtildiği gibi ayrıca katılan ... idaresi tarafından herhangi bir zararın oluşmadığının bildirilmiş olması karşısında: TCK'nın 2. maddesinde düzenlenen Anayasanın 38. maddeleri ile güvence altına alınan "Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz" kuralından hareket edilerek sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın Çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; sanığa yüklenen suçun sübutuna ilişkindir.
04.03.2008 tarihli suç tutanağına göre sanığın ... köyünde bulunan bahçesini sulamak amacıyla ... Köyü Kumbeleni mevkiinde orman arazisi içerisinden 120 metre uzunluğunda ve 0,5 metre genişliğinde su kanalı kazarak boru döşediği, anlaşılmıştır. Orman toprağını kazarak boru döşemek ve hat geçirmenin, işgal ve faydalanma suçunu oluşturduğu orman kadastrosunun aleni olduğu herkesin bilmesinin gerektiği ve bağlayıcı olduğu, orman tahdidinin bulunması durumunda suç kastının aranmayacağı diğer yandan keşif ve bilirkişi raporuna göre, ormana zarar verilmediğinin tespitinin de durumu değiştirmiyeceği gerekçesiyle sanığa yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğu düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy