MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Sürmene Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08/06/2016 tarih 2016/146 esas 2016/268 karar sayılı direnme kararına konu dava dosyası Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2016 tarih 2016/1307 esas 2016/2034 karar sayılı gönderme kararıyla;
6763 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme ile yine 6763 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. madde uyarınca yeniden incelenmek üzere dairemize gönderilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Sürmene Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19/03/2013 tarih 2012/183 esas 2013/48 karar sayılı hüküm temyiz üzerine dairemizce incelenerek,
6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesinde tanımlanan suçun manevi unsuru genel kast olup, fail, maç günü kolluğa iki kez başvurma yükümlülüğünün olduğunu bilerek bu yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde bu suçtan cezalandırılacağı ve dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun savunmasında ileri sürdüğü nedenlerin haklı ve kabul edilebilir bir mazeret olmaması karşısında; 17/09/2011 tarihinde... futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında suça sürüklenen çocuğun stadyum içerisinde 6222 sayılı Kanun'un 14/1. maddesi kapsamında hakaret içeren tezahürat eylemi sonrası başlatılan soruşturma gereğince derhal uygulamaya konulan spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin gereklerine uymayan suça sürüklenen çocuğun eyleminin isnat olunan suçu oluşturacağı gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında koruma tedbirinin gereklerini yerine getirmediği iddia olunan müsabaka listesine ait Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Polnet 4 isimli bilgisayar çıktısı dosya içine konulmadan eksik kovuşturma ile beraat kararı verilmesi nedeniyle bozulmuştur.
Bozma üzerine yerel mahkemece bozmaya konu ilamlar incelenip yeniden değerlendirme yapılarak önceki hükümde direnilmesine karar verilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun devamlılık arz eden uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak veya ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen direnme kararı özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür.
Yerel Mahkeme; Dairemizin 09.03.2016 tarihli ve 2015/13453 esas, 2016/6932 karar sayılı bozma ilamından sonra direnme kararında bozma nedenleri doğrultusunda araştırma yapmış ve gerekçeli kararında bozma nedenlerini tartışmıştır. Anılan karar, şeklen direnme gibi görünse de, özde ilk karar niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair temyiz iddiaların reddi;
Ancak;
I. GENEL OLARAK
Adli kontrol benzeri bir kurum olarak öngörülen seyirden yasaklanma tedbiri, 14.4.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18. maddesinin sekizinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. Anılan yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi, yirmişbeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır (m.18/9).
Bu kanunda, spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri üç halde söz konusudur.
Birincisi, anılan Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Bu fıkra hükmüne göre, 6222 sayılı Kanun'da sayılan veya bu Kanun'un yollama yaptığı suçlardan herhangi birinin işlenmesi dolayısıyla yapılan yargılama sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülmesi halinde mahkemece kurulacak olan hükümde kişi hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirine de hükmedilecektir.
Kişi hakkında hükmolunan cezanın hapis veya adli para cezası olması halinde, seyirden yasaklanma güvenlik tedbirinin infazına hükmün kesinleşmesiyle derhal başlanır ve söz konusu güvenlik tedbirinin infazı, cezanın infazının tamamlanmasından itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer.
Kişi hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kısa süreli hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire karar verilmesi halinde de, seyirden yasaklanma güvenlik tedbirinin infazı hükmün/kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer (m.18/6).
Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde ise, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir.
İkincisi ise, anılan Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Bu fıkra hükmüne göre, 6222 sayılı Kanun'da tanımlanan veya yollamada bulunan ilgili kanunlardaki suçlardan birinin işlendiği şüphesinin olması ve bu şüphe nedeniyle hakkında soruşturma başlamış olması durumunda hiçbir karara gerek olmaksızın Kanun gereği derhal uygulamaya konulan özgün ve önleyici koruma tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiridir.
Ceza muhakemesinde koruma tedbirleri, kişinin suçluluğu yargı kararıyla tespit edilmeden önce temel bir hakkın sınırlandırılması sonucunu doğuran ve amacı muhakemenin yapılabilmesini veya ileride verilmesi muhtemel olan hükmün infazının yerine getirilmesini sağlamak olan işlemlerdir. Koruma tedbirleriyle ulaşılmak istenen amaçlar arasında şüpheli kişinin veya sanığın hazır bulunmasını ve delillerin karartılmamasını güvence altına almak başta gelir ayrıca koruma tedbirleriyle, kişi hak ve özgürlüklerini sınırlandırmanın kanunla yapılması, geçici olması ve amaç değil araç olması esastır.
Seyirden yasaklama tedbiri bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'undaki koruma tedbirlerine ilişkin genel kuralların dışına çıkılmıştır. Nitekim, ceza yargılamasına konu seyirden yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemden ayrı olarak mahkeme kararı olmaksızın uygulanması, ceza muhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararları etkileme özelliğinin bulunmaması, verilmesi muhtemel hapis veya adli para cezasının infazını güvence altına alma ile delil temini ve muhafazası amaçlarını taşımaması, anılan Kanun'un 18/3. maddesi uyarınca yerine getirilen seyirden yasaklama tedbirini ceza yargılamasında uygulanan diğer koruma tedbirlerinden farklı kılmaktadır. Özellikleri dikkate alındığında seyirden yasaklama koruma tedbiri, klasik koruma tedbirlerinin sahip olduğu amaca hizmet etmemekte, suçun önlenmesi amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
6222 sayılı Kanun'da tanımlanan veya anılan Kanun'un yollamada bulunduğu diğer kanunlarda belirtilen suçlarla ilgili olarak başlatılan ceza muhakemesinin anılan Kanun'un 18/1. ve 18/6. maddesinde belirtilen kararlardan biri ile sonuçlanması halinde, koruma tedbiri niteliğinde olan seyirden yasaklama tedbiri, güvenlik tedbiri niteliğinde olan seyirden yasaklanma yaptırımına dönüşür ve anılan Kanun'un 18/1. ve 18/6. maddelerinde belirtilen sürelerle spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanmasına devam edilir.
6222 sayılı Kanun'un 18/5. maddesinde, koruma tedbiri olarak verilen "seyirden yasaklama" kararına karşı itiraz mercileri gösterilerek hangi hallerde "seyirden yasaklama"nın kaldırılacağı belirtilmiştir.
Birinci hal; soruşturma aşamasında "seyirden yasaklama" kararına karşı Cumhuriyet savcısına yapılacak itirazın, kovuşturma aşamasında kovuşturmayı yürüten mahkemeye yapılacak itirazın yerinde görülüp kabul edilmesiyle veya re'sen anılan makamlar tarafından seyirden yasaklama koruma tedbiri derhal kaldırılır.
İkinci hal; 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunulan kanunlardaki suçlar hakkında soruşturma başlamasıyla verilecek seyirden yasaklama koruma tedbiri; koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan suça bağlı yapılan soruşturma neticesinde CMK 171. veya 172. maddelerine göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde derhal kaldırılır.
Üçüncü hal; 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunulan kanunlardaki suçlar hakkında soruşturma başlamasıyla verilen seyirden yasaklama türündeki koruma tedbiri; koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan suça bağlı yapılan kovuşturma neticesinde sanık hakkında CMK 223/2. maddesine göre beraat kararı veya 223/8. maddesine göre düşme kararı verilmesi halinde derhal kaldırılır.
6222 sayılı Kanun'un 18/6. maddesindeki düzenlemede ise, önödeme halinde, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edileceği belirtilmiştir.
Bu halde; 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunan kanunlardaki suçlarla ilgili olarak soruşturma başlamasıyla verilecek seyirden yasaklama koruma tedbiri; koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan suça bağlı yapılan soruşturma ve kovuşturma sırasında önödemede bulunulduğu takdirde, sanık hakkında TCK 75. maddesine göre kamu davası açılmaması veya CMK 223/8. maddesine göre düşme kararı verilmesi halinde, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir.
Soruşturma evresi sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi halinde ise, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl süre ile spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir (m.18/6).
Anayasa Mahkemesinin koruma tedbirinin anayasaya aykırılık iddialarına ilişkin karar örneklerinde ise;
Anayasa Mahkemesi'nin 11/09/2014 tarih 2013/157 E. 2014/138 sayılı karar içeriğinde; Erzurum 3. Sulh Ceza Mahkemesi, Demirci Sulh Ceza Mahkemesi ve Derik Sulh Ceza Mahkemesi'nin başvuru kararlarında, Cumhuriyet savcısının ya da mahkemenin kararı olmaksızın yasaklama tedbirinin uygulanmasının masumiyet karinesine aykırı olduğu, özgürlük ve güvenlik hakkı ile insan haklarına saygı yükümlülüğü ile bağdaşmadığı ve seyahat hakkının kısıtlandığı, bu tedbirlere karşı itiraz hakkının tanınmamasının hak arama hürriyetine ters düştüğü, temel hak ve özgürlüklerin ölçüsüz olarak sınırlandığı, ayrıca kurallarda yer alan "taraftar" kavramı ile yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin kavramların belirsiz olduğu belirtilerek 6222 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 3., 8. ve 9. fıkralarının, Anayasa'nın 2., 5., 10., 12., 13., 15., 19., 23., 36., 38. ve 59. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Anayasa Mahkemesi anılan kararında, söz konusu madde fıkralarının anayasaya aykırı olmadığını kabul etmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 13/11/2014 tarih 2014/169 E. 2014/167 sayılı karar içeriğinde; Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin başvuru kararında, suçta ve cezada, geçerli olan kanunilik ilkesi gereği idarenin düzenleyici işlemleri ile ceza ihdas edemeyeceği, suçu oluşturan eylemin ve suçun unsurlarının kanun ile belirlenmediği, seyirden yasaklama tedbirine ilişkin kararın kim tarafından verileceğinin ve uygulanacağının düzenlenmediği, bazı hususlarda kanun yerine yönetmelikle düzenleme yapıldığı, tedbire uyulmaması durumunda verilecek cezanın hapis cezası olarak infaz edilme ihtimalinin bulunmasına rağmen konunun yönetmelikle düzenlenmesi ve idareye bu konuda yetki verilmesinin kanunilik ilkesini ihlal ettiğini, ayrıca belirlilik ve öngörülebilirlik açısından da hukuka uygun olmadığını belirtilerek 6222 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesi ile 9. fıkrasının, Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Anayasa Mahkemesi anılan kararında, söz konusu madde fıkralarının anayasaya aykırı olmadığını kabul etmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 18/02/2015 tarih 2015/19 E. 2015/17 sayılı karar içeriğinde; Sivas Çocuk Mahkemesi'nin başvuru kararında, hakkında soruşturma başlatılmış kimse hakkında hakim ya da mahkeme kararı olmaksızın kolluk tarafından idari bir işlem ile spor müsabakalarını seyirden men tedbiri uygulandığı, bu tedbirin açık ve belirli bir tedbir olmadığı ayrıca kuralların kanunilik ilkesini ve hiç kimsenin fiilin işlendiği zaman suç oluşturmayan fiilden mahkum edilemeyeceği kuralını ihlal ettiği belirtilerek 6222 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 3. ve 9. fıkralarının, Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Anayasa Mahkemesi anılan kararında, söz konusu madde fıkralarının anayasaya aykırı olmadığını kabul etmiştir.
Son olarak da, anılan Kanun'un 18. maddesinin yedinci fıkrasında önleyici idari tedbir öngörülmüştür. Bu fıkra hükmüne göre, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişi, spor alanına alınmaz. Bu şekilde spor alanlarına giren ve dışarı çıkmamakta ısrar eden kişi zor kullanılarak dışarı çıkarılır ve bu madde hükümlerine göre bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanır. Bu durumda ilgili kişi hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir (m.23/3). Eylem suç oluşturmasa bile, kişi önleyici idari tedbir olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanabilmektedir. Cumhuriyet savcısının bu konuda verdiği karara karşı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir.
II. SUÇLA KORUNAN HUKUKİ YARAR
6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki değer, faildeki tehlikelilik halinin ortadan kaldırılması, bu yolla kişilerin güvenli ve huzurlu bir ortamda spor müsabakalarını izlemesi ve dolayısıyla kamu güvenliğinin sağlanmasıdır.
III. SUÇUN FAİLİ VE MAĞDURU
Bu suçun faili, spor müsabakalarını seyirden yasaklanan bir kimse olabilir, suçun mağduru ise, soyut tehlikeye maruz kalan toplumun bireyleridir.
IV. SUÇUN MADDİ UNSURU
Bu suçun maddi unsuru, güvenlik ya da koruma veya önleyici idari tedbir gereği spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişinin, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır. Soyut tehlike suçu niteliğinde bulunan bu suçta, anılan başvurma yükümlülüğüne aykırı davranış gerçekleştirilmesinin güvenli ve huzurlu bir ortamda spor müsabakalarını izleyen kişiler açısından genel olarak tehlike (zarar doğurabilme olasılığı) meydana getirmesi yeterli sayılmış, ayrıca somut bir tehlikenin ve zararın doğması aranmamıştır.
V. SUÇUN MANEVİ UNSURU
Bu suçun manevi unsuru genel kast olup, fail, müsabaka günü bulunduğu yere en yakın genel kolluğa iki kez başvurma yükümlülüğünün olduğunu bilerek bu yükümlülüğünü yerine getirmeme halinde cezalandırılır ve failin saiki önem taşımaz.
VI. SUÇA ETKİ EDEN HALLER
Bu suçla ilgili olarak cezanın artırılmasını veya daha az ceza verilmesini gerektiren herhangi bir hüküm öngörülmemiştir.
VII. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ
a)Teşebbüs: Soyut tehlike suçu niteliğinde bulunması ve başvurma yükümlülüğüne aykırı davranma halinde suçun oluşması nedeniyle bu suça teşebbüs mümkün değildir.
b)İştirak: Başvurma yükümlülüğüne aykırı davranma biçimindeki hareket bakımından özgü suç niteliği söz konusu olduğundan, bu durumda böyle bir yükümlülüğü bulunmayan üçüncü kişilerin bu suça ancak azmettiren veya yardım eden konumunda iştirakleri mümkündür.
c)İçtima: Suçların içtimaı bakımından özel bir hüküm düzenlenmediğinden bu hususta genel hükümler uygulanacaktır.
VIII. SONUÇ
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümleri, Anayasa Mahkemesi kararları ile koruma tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararının hukuki niteliği nedeniyle, kolluk tarafından spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri uygulanmasında ve sanığın, yurt içinde bulunduğu takdirde, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakasının başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesinde tanımlanan suçun manevi unsuru genel kast olup, fail, maç günü kolluğa iki kez başvurma yükümlülüğünün olduğunu bilerek bu yükümlülüğünü haklı ve kabul edilebilir bir mazeret ileri sunmamak suretiyle yerine getirmediği takdirde, bu suçtan cezalandırılması mümkündür. Bu kapsamda, suça sürüklenen çocuğun, tebliğ tebellüğ belgesinin düzenlenmesinden sonraki ilk Trabzonspor maçında karakola müracaat ettiğini, ancak polis memurunun kendisine imza atmasına gerek olmadığını söylediğine ilişkin savunmasına, Sürmene İlçe Emniyet Müdürlüğünün 12.10.2012 tarihli yazısı ile doğrulanmaması nedeniyle itibar edilmemelidir.
17/09/2011 tarihinde ...–... futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında suça sürüklenen çocuğun stadyum içerisinde 6222 sayılı Kanun'un 14/1. maddesi kapsamında hakaret içeren tezahürat eylemi sonrası başlatılan soruşturma gereğince derhal uygulamaya konulan spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin gereklerine uymayan suça sürüklenen çocuğun eyleminin isnat olunan suçu oluşturacağı gözetilerek, dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun,yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu ... takımının bu dosya kapsamında hangi futbol müsabakalarının başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğünü ihlal ettiğinin tespit edilememesi karşısında; mahkemece, Trabzonspor taraftarı olan suça sürüklenen çocuğun, anılan yükümlülüğüne aykırı davrandığı futbol müsabakaları tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy