Aksaray Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen 29/12/2015 tarihli ve 2015/646 kaza sıra nolu maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına karşı başvuran ... tarafından yapılan anılan tutanağın iptal edilmesi istemine yönelik, talebin sulh ceza hakimliğinin görev alanına girmediğinden karar verilmesine yer olmadığına dair Aksaray Sulh Ceza Hakimliğinin 11/02/2016 tarihli ve 2016/284 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 08/03/2017 gün ve 1256 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2017 gün ve KYB. 2017/17142 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Uyuşmazlık Mahkemesinin maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının iptaline karşı yapılan itirazlara bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi ile ilgili olarak benzer bir olay hakkında vermiş olduğu 01/02/2010 tarihli ve 2009/150 esas, 2010/10 sayılı kararında belirtildiği üzere, maddi hasarlı tespit tutanağı, kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir belge olup, idarî işlem niteliği de bulunmayan bu belgenin adlî yargı yerlerinde çözümü sırasında o mahkemelerce değerlendirilecek olduğundan, maddi hasarlı tespit tutanağına itirazen açılan ve idarî yargı yerinde görülmesi olanağı bulunmayan davanın görülmesi ve çözümünde adlî yargı yerinin görevli olduğu nazara alındığında, başvurunun kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararların kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28/1. Maddesinde,"Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir. " hükümlerini,
Aynı Kanun'un "İtiraz yolu" başlıklı 29. maddesi ise; " (1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yapılır.
(2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.
(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak “itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine” karar verir.
(4) Mahkemenin verdiği karar taraflara tebliğ edilir. Vekil olarak avukatla temsil edilme halinde ayrıca taraflara tebligat yapılmaz.
(5) (Değişik: 31/3/2011-6217/27 md.) İdarî yaptırım kararının ağır ceza mahkemesi tarafından verilmesi halinde bu karara karşı Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir." hükümlerini amirdir.
Kanun yararına bozma kanun yoluna konu dosya içeriğine göre, Aksaray Sulh Ceza Hakimliğinin 11/02/2016 tarihli ve 2016/284 değişik iş sayılı kararı ile, Aksaray Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen 29/12/2015 tarihli ve 2015/646 kaza sıra nolu maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına karşı başvuran ... tarafından kaza tutanağın iptal edilmesi istemine yönelik, talebin sulh ceza hakimliğinin görev alanına girmediğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, anılan mahkeme kararının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 28.maddesi uyarınca verilen başvurunun reddine dair bir karar olarak kabul edilmesi gerektiği, anılan karara karşı da aynı Kanun'un 29. maddesi uyarınca Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebileceğinin açık olduğu, açıklanan gerekçe ile anılan kararın kesin nitelikte bir karar olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma kanun yoluna konu edilemeyeceği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 02/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy