Karşılıksız çek düzenlemek eyleminden dolayı kabahatli .... Şti hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına ilişkin, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2016 tarihli ve 2016/266 idari yaptırım numaralı 2016/50 sayılı kararına yönelik itirazın idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair karara itirazın mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine dair Eskişehir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/11/2016 tarihli ve 2016/4475 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 13/04/2017 gün ve 14785 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2017 gün ve KYB; 2017-26040 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14/01/2015 tarihli ve 2013/30405 esas, 2015/267 sayılı ilamında belirtildiği üzere 5320 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ek 1. maddesindeki “(1) Kanunlarda sulh ceza mahkemesi veya sulh ceza hâkimine yapılan atıflardan, a) İdari yaptırım kararlarına karşı yapılan başvurulara, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli karar ve işlemlere ve kanunlarda sulh ceza mahkemesince veya hâkimince verilmesi öngörülen karar veya işlemlere ilişkin olanlar sulh ceza hâkimine, b) Yargılamaya ilişkin olanlar asliye ceza mahkemesine veya hâkimine, yapılmış sayılır." şeklindeki düzenleme gereğince Eskişehir 1. Sulh Ceza Hakimliğince itiraza ilişkin esastan inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 160. maddesinde Cumhuriyet savcısının kanunda belirtilen hukuka aykırı fiili öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlama görevi verilmiş, aynı Kanun'un 172. maddesinde, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiş, 173. maddesinde de Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı, "suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir" şeklindeki itiraz kanun yolu usulü düzenlenmiştir.
Olağan kanun yollarından biri olan itiraz kanun yolu 5271 sayılı CMK'nın 267. ve 271. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, 5271 sayılı CMK'nın 271/4. maddesinde " ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararları hariç olmak üzere itiraz üzerine merciin vermiş olduğu kararların kesin nitelikte olduğu" düzenleme altına alınmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/10/2016 tarihli idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair kararın aslında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar olduğu ve bu karara karşı yapılan itirazın mercii tarafından CMK'nın 173. maddesi uyarınca işin esasına girilmek suretiyle incelenmesi gerektiği gerekçesi ile de kanun yararına bozma yoluna gelinip gelinmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy