Hamiline çek defteri yaprağı kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçundan sanık ...’ın, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 7/9. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun’un 231/8. maddesine göre 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/09/2011 tarihli ve 2011/956-1823 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5941 sayılı Kanun’un 7/9, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2015 tarihli ve 2014/1373 esas, 2015/726 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 05/05/2017 gün ve 4632 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2017 gün ve KYB.2017-30881 sayılı ihbarnamesi ile daireye gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun hamiline çek defteri yaprağı kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçu olduğu ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 7/9. maddesine göre üçyüz Türk lirasından üçbin Türk lirasına kadar idarî para cezasını gerektirdiği, sanığın söz konusu eyleminin suç olmaktan çıkıp idarî para cezasını gerektiren kabahat niteliğinde bir eyleme dönüştüğü cihetle, sanığın idari para cezası yaptırımıyla cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın 30.03.2011 tarihli "usulsüz şekilde hamiline yazılı çek düzenleme" eyleminin, 5941 sayılı Çek Kanunu 7/9. maddesi uyarınca suç teşkil ettiği gerekçesiyle sanık hakkında 27/09/2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle de daha önce açıklanması geri bırakılan 25 gün hapis cezasının 27.03.2015 tarihinde açıklandığı, 6273 sayılı Kanun'la değişik 5941 sayılı Kanun'un 7/9. maddesi uyarınca suç kaşılığında öngörülen yaptırımın, 03.02.2012 tarihinden itibaren idari para cezası olarak değiştirilmesi karşısında, daha lehine olan idari para cezası uygulanması yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2015 tarihli ve 2014/1373 esas, 2015/726 sayılı kararının CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın üzerine atılı hamiline çek defteri yaprağı kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, verilebilecek idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına, 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy