MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında 23.05.2005 suç tarihli 6831 sayılı Kanuna aykırılık eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına dair kararın 27.01.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 21.08.2015 tarihinde işlediği kasten basit yaralama suçu nedeniyle kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbarı üzerine hükmün açıklandığı, CMK’nın 231/8-c maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, suçun işlendiği 23.01.2005 tarihinden karar tarihine kadar 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy