Karşılıksız çek düzenlemek eyleminden dolayı kabahatli ...Tic. Ltd. Şti hakkında idari yaptırım kararı uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 02/02/2017 tarihli ve 2017/3 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Turgutlu Sulh Ceza Hâkimliğinin bila tarihli ve 2017/665 değişik iş sayılı kararına vaki itirazın kabulüne ilişkin Ödemiş Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/04/2017 tarihli ve 2017/1713 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/07/2017 gün ve 5400 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2017 gün ve KYB; 2017/42260 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Turgutlu Sulh Ceza Hâkimliğince, 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile bu fıkrada yer alan “Cumhuriyet Başsavcılığına talepte” ibaresi “icra mahkemesine şikâyette” şeklinde değiştirildiği ancak 6728 sayılı Kanun'un 76 maddesiyle bu düzenlemenin 31/12/2017 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alındığından söz konusu eylemle ilgili karar verme görev ve yetkisinin halen Cumhuriyet Başsavcılıklarına ait olduğundan bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
6728 sayılı Kanun’un 62.maddesiyle 5941 sayılı Kanun’un 3. maddesine yukarıda belirtilen değişikliğin yanı sıra 10. fıkra eklenerek “Lehine karekodlu çek düzenlenen lehdar, teslim aldığı çeki Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen sisteme kaydeder. Karekodlu çekin sisteme kaydedildiği tarihten sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen değişiklikler, çek hesabı sahibi tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.” şeklinde karekodlu çekler yönünden yeni bir düzenleme getirildiği, kanun koyucunun 6728 sayılı Kanun’un 76/f maddesindeki düzenleme ile işbu karekodlu çekler için öngörülen yeni düzenlemenin yürürlük tarihinin ertelenmesini amaçladığı zira;
6728 sayılı Kanun’un 63.maddesi ile değiştirilen 5941 sayılı Kanun’un 5.maddesinde “ (1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur…Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.” şeklinde düzenleme yapılarak çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek eyleminin, adli para cezasını gerektirir bir suç olarak öngörüldüğü, aynı maddede bu suçtan dolayı açılan davaların İcra mahkemelerinde görüleceği ve 2004 sayılı Kanun’un 347, 349, 350, 351, 352 ve 353. maddelerinde düzenlenen yargılama usûlüne ilişkin hükümlerin uygulanacağının açıkça hükme bağlandığı, 2004 sayılı Kanun’un 349. maddesinde “Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçundan dolayı şikâyetlerin doğrudan İcra mahkemelerine yapılması gerektiği cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 160. maddesinde Cumhuriyet Savcısının kanunda belirtilen hukuka aykırı fiili öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlama görevi verilmiş, aynı Kanun'un 172. maddesinde, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiş, 173. maddesinde de Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı, "suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir" şeklindeki itiraz kanun yolu usulü düzenlenmiştir.
Olağan kanun yollarından biri olan itiraz kanun yolu 5271 sayılı CMK'nın 267. ve 271. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, 5271 sayılı CMK'nın 271/4. maddesinde " ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararları hariç olmak üzere itiraz üzerine merciin vermiş olduğu kararların kesin nitelikte olduğu" düzenleme altına alınmıştır.
Yukarıda değinilen açıklamalardan ötürü Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/02/2017 tarihli idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair kararın aslında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar olarak kabulü ile yapılan incelemede; 5941 sayılı Çek Kanunu'nun "Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" başlıklı 5. maddesinde 15/07/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile yapılan değişiklik ile 09/08/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karşılıksız çek keşide etmek suçlarından açılacak davalar için görevli mahkemelerin icra mahkemeleri olarak belirlenmesi, şüpheli ... Tic. Ltd. Şti. adına Finansbank... Şubesi'nce çıkartılmış 0522622 numaralı, 35.000,00 Türk lirası bedelli ve 18/10/2016 keşide tarihli çek, 0522621 numaralı, 35.000,00 Türk lirası bedelli ve 11/10/2016 keşide tarihli çek, 0522619 numaralı, 35.000,00 Türk lirası bedelli ve 20/09/2016 keşide tarihli çek, 0522620 numaralı, 35.000,00 Türk lirası bedelli ve 28/09/2016 keşide tarihli çek, 0522616 numaralı, 35.000,00 Türk lirası bedelli ve 10/08/2016 keşide tarihli çek, 0522618 numaralı, 35.000,00 Türk lirası bedelli ve 16/08/2016 keşide tarihli çek, 0522617 numaralı, 35.000,00 Türk lirası bedelli ve 26/08/2016 keşide tarihli çek, yine şüpheli adına Türkiye Ekonomi Bankası ... Şubesi'nce çıkartılmış 6955800 numaralı, 25.000,00 Türk lirası bedelli ve 11/08/2016 tarihli çek, 6955801 numaralı, 25.000,00 Türk lirası bedelli ve 18/08/2016 tarihli çek, 6955802 numaralı, 28.500,00 Türk lirası bedelli ve 25/08/2016 tarihli çek ile 6955803 numaralı, 28.938,00 Türk lirası bedelli ve 31/08/2016 tarihli çekin müşteki tarafından bankaya ibraz edildiğinin ve ibraz tarihinde karşılıklarının bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında, itirazın kabulü ile idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Turgutlu Sulh Ceza Hâkimliğinin bila tarihli ve 2017/665 değişik iş sayılı kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 271/4. maddesi uyarınca aslında kesin nitelikte bir karar olmasına rağmen karar içeriğinde itiraz yasa yolunun açık olduğunun belirtilmiş olması nedeniyle Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Ödemiş Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/04/2017 tarihli ve 2017/1713 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine dair karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ait ihbarname içeriğinde de yalnızca hukuki değerden yoksun olan Ödemiş Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/04/2017 tarihli ve 2017/1713 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasının talep edilmiş olduğu anlaşılmakla,
Açıklanan nedenlerle, mercii Turgutlu Sulh Ceza Hâkimliğinin bila tarihli ve 2017/665 değişik iş sayılı kararı aleyhine de kanun yararına bozma yoluna gelinip gelinmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy