MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1618 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın bakanlıktan belge almaksızın seyahat acentalarının yapabileceği faaliyette bulunmak şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin 1618 sayılı Kanunun 30. maddesinde tanımlanan kabahat fiilini oluşturduğunun ve kabahatin işlendiği 12/08/2009 tarihi ile inceleme tarihi arasında söz konusu kabahate uygulanacak idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş; sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince kabahatli (sanık) hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 25/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy