MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)09.07.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu emvallerin kesildiği yerin Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmaz içinde kaldığının belirlenmesine nazaran, sanığın suça konu ağaçları kestiği yerde orman ve harita tekniğinden anlayan bilirkişi ile yeniden keşif yapılarak, suça konu yerin orman olup olmadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sanık hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden birbirine aykırı tespitler içeren raporlara dayanılarak hüküm tesisi,
2)Kesilen ağaçların yakacak ya da yapacak nitelikte olup olmadıkları belirlenerek sonucuna göre hüküm verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy