MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5187 sayılı Kanun'un 26. maddesinde yazılı 2 aylık hak düşürücü sürenin soruşturma aşamasında tutulan tutanaktan iddianamenin kabulüne kadar geçen zamanla dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmesi gerektiği yönündeki görüşe; 05/07/2012 tarihinde yürülüğe giren 6352 sayılı Kanun'la değişik 5187 sayılı Kanun'un 26. maddesinin;
"Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur.
Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir. Ancak bu süreler, Türk Ceza Kanununun dava zamanaşımına ilişkin maddesinde öngörülen süreleri aşamaz..." hükmünü amir olması, suç tarihinin 15.08.2013 olması, öğrenme tarihinin 22.08.2013 olması, iddianamenin düzenlenme tarihinin 22.10.2013 olması ve iddianamenin kabulüyle kovuşturmanın başlaması tarihinin 25.10.2013 olması karşısında 5187 sayılı Kanun'da günlük süreli yayınlar için yazılı 4 aylık hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmakla iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 10/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy