Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'in, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5/1. maddesi uyarınca çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına dair Üsküdar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2012 tarihli ve 2012/290 esas, 2012/275 sayılı kararını müteakip, sanığın çek bedelini ödediğinden bahisle söz konusu yasağın kaldırılması talebinin kararın kesinleştiği ve uyarlama yapılamayacağından bahisle reddine ilişkin İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2016 tarihli ve 2012/290 esas, 2012/275 sayılı ek kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 15/11/2017 gün ve 7458 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/11/2017 gün ve KYB.2017-65428 sayılı ihbarnamesi ile daireye gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesi gereğince verilecek çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının, aynı Kanun'un 6/1 maddesinde belirtilen ''(1) Karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında, a) Yargılama aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine, b) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.'' şeklindeki düzenleme ve sanığın karşılıksız çekin bedelini ödediği nazara alındığında, karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödenmesi hâlinde, mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Üsküdar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2012 tarih, 2012/290 esas, 2012/275 karar sayılı kararı ile sanık hakkında üzerine atılı "karşılıksız çek düzenleme" suçundan, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 6273 sayılı Kanun ile değişik 5/1. maddesi uyarınca çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanma kararı verildiği, sanığın 19.10.2016 tarihli dilekçesi ile çek bedelini karar tarihinden önce ödediğini ve hakkında hükmolunan yasağın kaldırılmasını talep ettiği, karşılıksızdır işlemi yapılan çek bedelinin 11.09.2008 tarihinde ödenmiş olduğunun dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanık hakkında mahkemece 5941 sayılı Çek Kanunu 6/1. maddesi uyarınca "hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına" dair karar verilmesi gerekirken, İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2016 tarihli ve 2012/290 esas, 2012/275 sayılı ek kararı ile " kararın kesinleştiği ve uyarlama yapılamayacağından" bahisle talebin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2016 tarihli ve 2012/290 esas, 2012/275 sayılı ek kararının CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında verilen çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanma hükmünün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy