MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5809 sayılı Kanun'un "Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazlar" başlıklı 55. maddesi; "(1) Kurum tarafından izin verilmedikçe, abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler veya cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgileri yeniden oluşturulamaz, değiştirilemez, kopyalanarak çoğaltılamaz veya herhangi bir amaçla dağıtılamaz.
(2) Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihaz, kart, araç veya gereçlerle, değişiklik yapılması amacına yönelik yazılım, her türlü araç veya gereçlerin ithalâtı, üretimi, dağıtımı veya tanıtımı yapılamaz, bulundurulamaz, aracılık edilemez.
(3) Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihaz, kart, araç veya gereçlerle, değişiklik yapılması amacıyla kullanılabilen yazılım, her türlü araç veya gereçlere 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 127 nci maddesi hükümlerine göre el konulur."
Yine aynı Kanun'un "Cezalar" başlıklı 63/9. maddesi; "...Bu Kanunun 55 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket edenler hakkında bin günden on beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur..." hükümlerini amirdir.
Soruşturma aşamasında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan dosyaya gönderilen raporda, sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen 40 adet cep telefonuna ait 40 adet IMEI numarasının yapılan sorgulaması sonucunda, 5 adedinin kayıt dışı olduğunun tespit edildiği (muhtemelen arızalı, çalıntı veya kayıp olması nedeniyle MCKS sisteminden çıkartılan) 4 adedinin ise hiç kaydının bulunmadığı (muhtemelen kaçak yollardan ülkeye giren) diğerlerinin tümünün kayıtlı cihaz olduğunun tespit edilmesi karşısında; yukarıda yazılı ceza maddesinin somut olayda uygulanabilmesi için cep telefonlarından en azından bir adedinin IMEI numarasının başka bir (eski ve kullanılmayan) cihazdan kopyalanmak (klonlanmak) suretiyle veya sisteme giriş yapmak için yeni ve gerçek dışı bir IMEI (kimlik) numarası yaratılarak sisteme tanıtmak suretiyle usule aykırı bir şekilde elektronik kimlik bilgisinin değiştirilmiş olması şarttır.
Hal böyleyken, sanığın kaçak ve kayıt dışı cep telefonlarını işyerinde bulundurmak ve satışa arz etmek yönündeki eyleminin 5809 sayılı Kanuna Aykırılık suçu oluşturduğu iddiasıyla kamu davası açılması karşısında; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun kapsamında açılan ayrı bir dava olup olmadığının araştırılması, şayet açılmış ayrı bir kamu davası varsa 5809 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan beraatine karar verilmesi, şayet açılmış ayrı bir kamu davası yoksa sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu kapsamında kalıp kalmayacağının tartışılarak buna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanığın eyleminin 5809 sayılı Kanun'un 55. maddesi yollamasıyla 63/9. maddesi gereği suç oluşturduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanacak 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy