MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya içerisinde bulunan 03.05.2014 tarihli tutanakta sanıklar tarafından Katibim Restoran adına karayolu üzerinde otoparkçılık yapıldığının belirtildiği, sanık ...' in alınan beyanlarında anılan restoranda vale olarak çalıştığını beyan ettiği, sanık ...' ın alınan beyanlarında ise restorandaki işinin motor kuryelik olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında anılan işletmenin suç tarihindeki yetkilileri dinlenip sanıklara dair SGK kayıtları celp edildikten sonra deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine, eksik kovuşturma ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1- Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde; sanıklar hakkında 2918 sayılı Kanunu’nun 79/2. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, farklı gerekçe göstermeksizin, hapis cezasının alt sınırı olan 6 ay hapis cezasına hükmedilmesine karşın, adli para cezasının belirlenmesi sırasında alt sınır olan 5 gün yerine 180 gün adli para cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Sanık ...' in sabıka kaydında yer alan Üsküdar (Kapatılan) 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/77 esas 2010/480 karar sayılı kararında, sanık hakkında TCK'nin 191. maddesine göre tedavi denetim serbestlik tedbirine hükmedilmiş olup sanığın tedbiri ihlalinin olup olmadığı belirlenmediği ve sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüğün "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçuna ilişkin olması nedeniyle 6545 sayılı Kanunla getirilen TCK'nin 191. maddesindeki değişiklikler ile koşulların oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geriye bırakılması" ve "davanın düşmesi" seçeneklerine de yer verilmesi karşısında, bu hususlar araştırılmadan, sabıka kaydı olduğu gerekçesiyle eksik inceleme ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlardan dolayı mahkûm edilen sanıklar yönünden 5237 sayılı TCK'nin tekerrür hükümlerinin uygulanması için 58. maddesinde öngörülen sürelerin geçmiş olması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilemeyeceğinin belirtildiği, sanık ...' nun adli sicil kaydında gözüken Üsküdar (Kapatılan) 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/668 esas 2009/157 karar sayılı kararında, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 11.09.2009 tarihinde yerine getirildiğinin anlaşılması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK'nin 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, bu nedenle sanık hakkında CMK'nin 231/6-b maddesinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken “ sanığın adli sicilinde sabıkası bulunduğundan ” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy