MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık ile aynı konutta ikamet eden ağabeyine yapılan tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca geçerli tebligat sayılması karşısında bakaya kalmak suçu sübut bulduğu halde, sanık hakkında verilmiş olan idari para cezasına ilişkin tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmesi,
2) Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulama alanı bulunan 5271 sayılı CMK’nın 193. maddesine muhalefet edilerek duruşmada hazır olmayan ve sorgusu yapılmayan sanık hakkında savunması alınıp, sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, bu hususa uyulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy