MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın sahibi olduğu işyerinde bulunan ve dava konusu olay sebebiyle el konulan bilgisayar kasasının, konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek, sanığın; bilgisayar kasasındaki erişim kayıtları incelettirilerek; bahis oynanması ile ilgili yurtiçi ve/veya yurtdışından servis sağlayıcı web sitelerine erişim sağlanıp sağlanmadığı hususunun; tarih, süre, IP adresi, servis sağlanan site adresi ile birlikte kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın spor müsabakaları ile ilişkili olarak sabit ihtimalli veya müşterek bahis oynatıp oynatmadığı, oynanmasına yer veya imkân sağlayıp sağlamadığı ya da yurt dışında oynatılan her çeşit bahis veya şans oyunlarının Türkiye'den oynanmasına imkan sağlayıp sağlamadığı konusunun hükümde gerekçeleri ile birlikte tartışılarak hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken hiçbir teknik inceleme yaptırmadan eksik araştırma ve kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, "... hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında sübuta halel getirecek değerlendirme eksikliği ve toplanmamış delil bulunmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,
3-Gerekmediği halde dava konusu olay sebebiyle el konulan bültenler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak gereğinden fazla yargılama giderine sebep olunması,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "13/03/2010" yerine "17/03/2010" olarak yazılması,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy