MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK'nın 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının 20 eşit taksitle ödenmesine karar verilmesine karşın hükümde taksit aralığının gösterilmemesi,
2) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''03.04.2014'' yerine ''2013'' olarak gösterilmesi,
3) Sanık hakkında hükmolunan 5 ay karşılığı adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK.'nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4) Sanık hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1 son maddesinde yer alan “dört aydan sonra bir yıl içinde yakalananlar” cümlesi mucibince hüküm tesis edilmesi gerekirken “bir yıldan sonra yakalananlar...” cümlesince hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 20/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.