MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
UYAP ortamında yapılan incelemede, şikayete esas, Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün 2012/958 Esas sayılı takip dosyasında takibe konu olan Antalya 3. İş Mahkemesi’nin 24/02/2012 tarih, 2009/404 Esas, 2012/98 Karar sayılı kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 08/05/2014 tarih, 2012/23722 Esas, 2014/14948 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, Antalya 3. İş Mahkemesi’nce bozmaya uyularak görevsizlik kararı verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, bu nedenle ilama dayalı bir borç kalmadığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
1- İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. (6762 sayılı TTK’nın 324.) maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek, sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları bulunduğu yerden temin edilerek, kesinleşmiş icra takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, şikayet tarihi olan 03/01/2014 tarihi itibariyle mevcut durumu tespit etmeyen sadece 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait bilançolar esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumunun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy