MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, sanığın katılan kurumun zararını gidermesi ve 16.01.2015 tarihli talimat duruşmasında katılan kurum zararını giderdiğine ilişkin ödeme dekontunu mahkemeye ibraz etmesinden sonra; öncelikle beraatini, mahkeme aksi kanaatte ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve lehe hükümlerin uygulanmasını kabul etmemesi," şeklindeki bir beyan hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edip, bu sebeple duruşma esnasında kabul ediyorum yazılması gerekirken sehven "kabul etmiyorum" şeklinde yazıldığının açıkça anlaşılması karşısında; sanık hakkında hüküm kurulurken muvafakat göstermemesinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nispi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nispi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca nispi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy