MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Kooperatife ait karar defterleri ile genel kurul toplantı tutanakları usulünce getirtilerek, sanığın hangi tarihte ve kaç yıl süre ile yönetim kuruluna seçildiği ile kooperatifin en son genel kurul tarihinin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip, suç tarihi itibarı ile sanığın yönetim kurulunda bulunup bulunmadığı tespit edilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1- TCK'nın 75/1-b-c maddesi uyarınca hapis cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılması, adli para cezası bakımından ise anılan Kanunun 52/2. ve 75/1-a maddeleri birlikte değerlendirmek sureti ile adli para cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılarak önödeme miktarının belirlenmesi gerekirken, adli para cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılmak sureti ile önödeme miktarının fazla tayin edilmesi,
2-1163 sayılı Kanun’un Ek 2. maddesinde yer alan "Bu madde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez" hükmünün 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı ve 5237 sayılı TCK'nın 5. maddesinde yer alan "Bu Kanun'un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." düzenlemesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların TCK’nın genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle, adli sicil kaydında sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kayıtlar bulunan ve bu hali ile daha önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesinde düzenlenen “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum olduğu bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca TCK'nın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''01.07.2014'' yerine ''11.07.2014'' olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy