Seyirden yasaklı kişinin kanunda belirtilen şekilde kolluk kuvvetine müracaat etmemesi suçundan sanık ...’nın, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğinin Önlenmesine Dair Kanun’un 14/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1-2. maddeleri gereğince 1.200,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 6222 sayılı Kanun'un 18/1 ve 18/7. maddeleri gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren infazına başlanmak üzere sanığın 1 yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına dair Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/128 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 24/01/2018 gün ve 8493 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/01/2018 gün ve KYB. 2018-8034 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 6222 sayılı Kanun’un 18/1. maddesinde, “Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.” ve 3. maddesinde “Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında sanığın, 18/08/2013 tarihinde Akhisarspor-ElazığSpor takımları arasında oynanan Spor Toto Süper Ligi müsabakasında 6222 sayılı Kanun’un 12/1-b maddesine aykırı hareket ettiğinden bahisle hakkında Manisa Emniyet Müdürlüğünce işlem başlatıldığı ve hakkında aynı Kanun'un 18/3. maddesi gereğince seyirden yasaklanmasına karar verildiği, sanığın aynı eylemi nedeniyle emniyet birimlerince düzenlenen 18/08/2013 tarihli tebliğ ve tebellüğ belgesiyle hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18/3 maddesi gereğince, seyirden yasaklama koruma tedbirine hükmedildiği, bu tedbire 24/09/2013, 27/09/2013, 06/10/2013, 30/10/2013, 03/11/2013, 08/11/2013 tarihlerinde uymaması nedeniyle emniyet birimlerince yapılan bildirim üzerine, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılmasını müteakip, sanığın anılan Kanun’un 14/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de:
1-6222 sayılı Kanunun “Seyirden Yasaklama” başlığı altında düzenlenen 18/3. maddesi gereğince verilen seyirden yasaklama kararının bir koruma tedbiri olduğu, anılan Kanun’da seyirden yasaklama kararının koruma tedbiri olarak verildiği hâllerde hangi makam tarafından verileceğinin belirtilmediği, ancak yine anılan Kanun’un 18/5. maddesine göre, “Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri; a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi, b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi, halinde derhal kaldırılır.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, seyirden yasaklama tedbirinin kişi özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğurması nedeniyle, hâkim onayına tâbi olması gerektiği, bu nedenle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2-Adı geçen sanık hakkında Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2013 tarihli iddianamesi ile anılan Kanun'un 18/1 ve 18/9. maddelerinde düzenlenen “Seyirden yasaklı kişinin kanunda belirtilen şekilde kolluk kuvvetine müracaat etmemesi” suçundan 6 kez cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı hâlde, sanık hakkında tek suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında,
3-6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesinde tanımlanan suçun önödemeye tâbi olması ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezası öngörülmesi karşısında; soruşturma aşamasında sanığa usûlüne uygun önödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açıldığı gibi mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 75/3. maddesi yollamasıyla, aynı maddenin 2. fıkrasına göre sanığa usûlüne uygun önödeme işlemi yapılmadan mahkûmiyet kararı verilmesinde,
4-6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesi kapsamında başvuru yükümlülüğüne aykırı hareket eden sanık hakkında mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulurken güvenlik tedbiri niteliğindeki spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararının verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa 6222 sayılı Kanun'un 14/1. maddesine muhalefet etmekten verilen 1200,00 TL adli para cezası miktarı itibariyle kesin nitelikte ise de; aynı hükümle sanık hakkında 6222 sayılı Kanun'un18.maddesiuyarınca 1 yıl süreile güvenliktedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına da karar verildiğinden hükmün kesinlikkapsamı vesınırınındışında olup, temyiz yasa yoluna tabi bulunduğu, ancaksanığa hükmün kesin olduğu tefhim edilerek kanun yoluna başvurma hakkı konusunda yanıltıldığı da görülmekle, kanun yararına bozma istemine konu kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 16/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.