MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6183 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
6183 sayılı Kanun'un ''Amme alacağının tahsiline engel olanlar'' başlıklı 110. maddesinde; amme alacağının tahsili için hakkında takip muamelelerine başlanan borçlunun kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili zorlaştırmak maksadiyle mallarından bir kısmını veya tamamını: mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek surette... varlığını yok etmesi veya azaltması ve geri kalan mallarının da borcu karşılamaya yetmemesi suçun unsuru olarak hüküm altına alınmış olup; somut olayda fiilen haczedilmeyen araçların idareye teslim edilmemesinin söz konusu olmadığı bununla beraber sanığın hacizli malların yerini katılan idareye bildirmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin atılı suçu oluşturduğu gözetilmeksizin mahkumiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy