Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar hapsen tazyikine dair Antalya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 08/03/2017 tarihli ve 2017/174 Esas, 2017/248 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 19/01/2018 gün ve 94660652-105-07-10149-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2017 gün ve KYB.2018-10554 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, '' (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenlemeye nazaran, sanığın icra dosyasında bilinen son adresinin .... Mah. .... Cad. A Blok No:7 .... olmasına karşın, şikâyet dilekçesi ve duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiyenin usûlüne uygun olarak bilinen adresine tebliğ edilmediği cihetle, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Antalya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 08/03/2017 tarihli ve 2017/174 Esas, 2017/248 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 14/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.