MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığa soruşturma aşamasında gönderilen ön ödeme tebliğinin, tebliğ memurunun kaşesinde yazılı ve gerekçesi bilinemeyen "tebliğ imkansızlığı" sebebiyle doğrudan, ilk defada 7201 sayılı Tebliğat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre muhtara tebliğ edildiği, durumundan yine tebliğ memuru kaşesinde yazılı ve hangisi olduğu bilinmeyen "komşusu/kapıcı/yönetici ...'e" haber verildiği anlaşılmakla,
7201 sayılı Kanun'un "Bilinen adreste tebliğat" başlıklı 10. maddesi;
"...Tebliğat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Bilinen en son adresin tebliğata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebliğat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebliğat yapılması caizdir..."
"Tebliğ inkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesi;
"...Kendisine tebliğat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebliğat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ okunacak şahsa keyfiyeten haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Gösterilen adres muhatabının adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir veya memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine tesli edilen evrakı kabule mecburdurlar..."
Hükümlerini amirdir.
Buna göre, soruşturma aşamasında şüpheliye (sanığa) gönderilen ön ödeme tebliğatının, sanığın adrese dönüp dönmeyeceği araştırılmaksızınilk kez ve doğrudan adreste bulunamaması ve "tebliğ imkansızlığı" sebebiyle TK'nun 21/2. maddesi gereği mahalle muhtarına yapılması, sanığın talimatla alınan savunmasında adresini değiştirdiğini beyan etmesi, ön ödeme miktarının ödediğini gösterir makbuzu dosyaya sunması, dolayısıyla soruşturma aşamasında yapılan tebliğatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, ön ödemenin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletin suça yönelik O Yer Cmhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinde, tebliğnağmeye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 31/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy