MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 3628 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat, Mahkumiyet, Müsadere
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2009 tarihli iddianamesi ile 3628 sayılı Kanun'un 10.,12.,13.,14. maddeleri gereği tüm sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmaları ve müsadere istemiyle açılan kamu davasında, mahkemece tüm sanıklar hakkında sadece Kanun'un 13. maddesinde unsurları yazılı "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçundan dolayı hüküm kurulması karşısında, diğer suçlar "süresi içinde mal bildiriminde bulunmama" ve "gerçeğe aykırı bildirimde bulunma" yönünden zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulabileceği değerlendirilmiştir.
A-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine dair katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVALARININ ESASTAN REDDİYLE usul ve yasaya uygun olan HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet ve müsadere hükmüne dair katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1-) Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27.07.2009 tarihinde düzenlenen iddianame ile sanık hakkında 3628 sayılı Kanun'un 13. maddesinde düzenleme altına alınan "haksız mal edinme" suçundan kamu davası dava açılması ve 3628 sayılı Kanun'un 4. maddesinde "Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanun'un uygulanmasında haksız mal edinme" sayılacağının belirtilmesi karşısında; suç tarihinin, adı geçen Kanun'un 13. Maddesine göre,"İstanbul İli Ataşehir İlçesi 3342 ada 5 parselde kain Ağaoğlu MyWorld projesi, D:2-2 Blok Daire 75 numaralı taşınmazın" edinme tarihi olan 14.11.2007 tarihi olması gerekirken, kararda sadece 2007 olarak yazılması,
2-) Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan zarar görmeyen ve kanunlarda davaya katılması hususunda açık hüküm bulunmayan, şikayetçi Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'nin, 3628 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan katılan olarak kabul edilmesi,
3-) 3628 sayılı Kanun'un 13. Maddesinde yazılı olan ve hapis cezası yaptırımıyla birlikte hükmedilmesi öngörülen "... Beş milyon liradan on milyon liraya kadar ağır para cezası..." hükmünün 5252 sayılı Kanun'un 4/b-8. ve 5/2. Maddeleri gereği 450 TL'den az ve 100.000TL'den çok olmaması gerekmesi karşısında; sanık hakkında kurulan hapis cezası ile birlikte sadece 4 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
4-) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, HÜKMÜN;
A - Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin "2007" yerine "14.11.2007" olarak ve Yapı Kredi Bankası A.Ş. karşısında yazılı "katılan" ibaresinin "şikayetçi" olarak değiştirilmesi suretiyle,
B - HÜKÜM başlığı altında, Sanık ... hakkında kurulan II) numaralı maddedeki
"1-"numaralı paragrafın sonunda yer alan "...ve 5 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," kısmının " "...ve 450 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklinde değiştirilmek suretiyle,
"2-"numaralı paragrafın sonunda yer alan "...ve 4 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, kısmının " "...ve 375 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklinde değiştirilmek suretiyle,
"4-"numaralı paragrafın tamamen çıkartılıp yerine TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına dair " ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresinin yazılması suretiyle,
Başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy