MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
10.08.2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle, aynı sanık hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/328 E., 2014/239 K. sayılı kararı ile verilip temyize konu dosya ile aynı gün incelenen ve 31.05.2018 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2018/2362 Esasında kayıtlı, 31/07/2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/276 E., 2014/29 K. sayılı kararı ile verilip 14.12.2017 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017/5040 Esasında kayıtlı, 04.09.2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/329 E., 2014/242 K. sayılı kararı ile verilip temyize konu dosya ile aynı gün incelenen ve 31.05.2018 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2018/395 Esasında kayıtlı olan dava dosyalarının da mevcut olması karşısında;
Anılan dosyalar ile temyize konu dava dosyası birleştirilerek; suç ve iddianame tarihleri birlikte dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
01.08.2013 tarihinde tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle, aynı sanık hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/288 E. 2013/331K. sayılı kararı ile verilip 14.12.2017 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017/5076 Esasında kayıtlı, 10.08.2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle, aynı sanık hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/328 E., 2014/239 K. sayılı kararı ile verilip temyize konu dosya ile aynı gün incelenen ve 31.05.2018 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2018/2362 Esasında kayıtlı, 31/07/2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/276 E., 2014/29 K. sayılı kararı ile verilip 14.12.2017 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017/5040 Esasında kayıtlı, 04.09.2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/329 E., 2014/242 K. sayılı kararı ile verilip temyize konu dosya ile aynı gün incelenen ve 31.05.2018 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2018/395 Esasında kayıtlı olan dava dosyalarının da mevcut olması karşısında;
Anılan dosyalar ile temyize konu dava dosyası birleştirilerek; suç ve iddianame tarihleri birlikte dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
1-) Sanık ...'ın 14.09.2013 ila 10.03.2014 tarihleri arasında cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla; soruşturma aşamasında sanığa çıkartılan ve kovuşturma aşamasında 20.01.2014 günü sanığın bulunduğu cezaevine teslim edilen ön ödeme tebligatının dönüşü beklenmeksizin sanık hakkında iddianame düzenlenmesi ve mahkemece bu hususun tespiti ile sanığa yeniden ön ödeme tebligatı yapılmaksızın yargılamaya devam edilmesi suretiyle TCK'nın 75. Maddesine açıkça aykırı davranılması,
2-) Sanık ... hakkında 04.03.2014 günlü duruşma öncesinde çıkartılan CMK 195. Maddesi şerhi içeren davetiyenin, sanığa Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 05.03.2014 günü tebliğ edildiğinin, bunun dışında sanığa ayrıca bir davetiye gönderilmediğinin anlaşılması karşısında; mahkemece görülen 22.04.2014 tarihli celsesinde ise Muğla Asliye Ceza Mahkemesine yazılan talimata cevap verildiğinin ve sanığa usulüne uygun şekilde iddianamenin tebliğ edildiğinin yazıldığı, ancak dosyada ve Uyap ortamında yapılan araştırmada Muğla Asliye Ceza Mahkemesine yazılan bir talimata rastlanılmadığı gibi, sanığa gönderilen tebligattan bir gün önce duruşmanın yapıldığı görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 176/4. ve 193. Maddelerine aykırı bir şekilde yargılamanın sonlandırılması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy