MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Tebliğnamede katılan olarak gösterilen ...'in sanığın yetkilisi olduğu şirketin muhasebecisi olduğu, defterleri şirketin yetkilisi sanığa teslim ettiği yönündeki beyanı dışında davaya katılma gibi bir talebi olmadığı, keza mahkemece bu yönde alınmış bir mahkeme kararı da bulunmadığı, ayrıca icra takip dosyasının tarafı da olmadığı, bu nedenle davaya istese de katılamayacağı anlaşılmakla, katılan sıfatının sehven yazıldığı değerlendirilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
İİK'nın 345/a maddesindeki sermaye şirketinin iflasını istememek suçunun oluşabilmesi için, aynı Kanun'un 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayini gerekirken, şikayet tarihi itibariyla, sanığın savunmasında sunduğu çeklerin karşılığının bulunup bulunmadığının da keşideci şirketlerin bulunduğu bankalardan sorulmak suretiyle mevcut alacak borç durumunun araştırılması sonucu sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporuyla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
2-) İİK'nın 354. maddesinde belirtilen feragat veya borcun itfa edilmesi gibi hallerde davanın ve bütün sonuçlarıyla birlikte cezanın düşeceğinin karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy