MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5187 Sayılı Yasaya Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
07.09.2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle, aynı sanık hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/12 E., 2014/204 K. sayılı kararı ile verilip temyize konu dosya ile aynı gün incelenen ve 31.05.2018 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2018/2044 Esasında kayıtlı, 31/07/2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/276 E., 2014/29 K. sayılı kararı ile verilip 14.12.2017 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017/5040 Esasında kayıtlı, 04.09.2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/329 E., 2014/242 K. sayılı kararı ile verilip temyize konu dosya ile aynı gün incelenen ve 31.05.2018 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2018/395 Esasında kayıtlı olan dava dosyalarının da mevcut olması karşısında;
Anılan dosyalar ile temyize konu dava dosyası birleştirilerek; suç ve iddianame tarihleri birlikte dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
01.08.2013 tarihinde tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle, aynı sanık hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/288 E. 2013/331K. sayılı kararı ile verilip 14.12.2017 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017/5076 Esasında kayıtlı, 07.09.2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle, aynı sanık hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/12 E., 2014/204 K. sayılı kararı ile verilip temyize konu dosya ile aynı gün incelenen ve 31.05.2018 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2018/2044 Esasında kayıtlı, 31/07/2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/276 E., 2014/29 K. sayılı kararı ile verilip 14.12.2017 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017/5040 Esasında kayıtlı, 04.09.2013 tarihinde aynı mağdurun kimliğinin açıklanması eylemi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/329 E., 2014/242 K. sayılı kararı ile verilip temyize konu dosya ile aynı gün incelenen ve 31.05.2018 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2018/395 Esasında kayıtlı olan dava dosyalarının da mevcut olması karşısında;
Anılan dosyalar ile temyize konu dava dosyası birleştirilerek; suç ve iddianame tarihleri birlikte dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
Sanık ...'ın 14.09.2013 ila 10.03.2014 tarihleri arasında cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla; sanık hakkında 03.06.2014 günlü duruşma öncesinde çıkartılan CMK 195. Maddesi şerhi içeren davetiyenin, sanığın cezaevine girmeden önce çalıştığı gazetenin merkez adresine tebliğ edildiği, ancak mahkemece sanığın bu işyerinde halen çalışmaya devam edip etmediğinin, dolayısıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 18. Maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun ve geçerli bir tebligat olup olmadığının yeterince araştırılmadan 5271 sayılı CMK'nın 176. ve 193. Maddelerine aykırı bir şekilde yargılamanın sonlandırılması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy